View Single Post
Sponsorlu Bağlantılar
Zoque.Forum
Advertisement
Old 10.03.2004   #12 (permalink)
vain
 
vain's Avatar
 
Üyelik Tarihi: 07.08.2000
Yer: İstanbul, Türkiye
Yaş: 9
Mesaj: 520
Re: multimedya emekçileri bildirgesi

selamlar,

ne zamandır foruma uğrayamıyordum. bu konu ilgimi çekti. bir mail grubunda da aynı konuyu tartıştık bir süre önce. aslında birkaç senedir hep tartışıyoruz bunu...

kısa kesmek istiyorum, çünkü uzun uzun yazmaktan yoruldum bu "kalitesiz iş, kalitesiz müşteri, kalitesiz işveren, kalitesiz tasarımcı(!)" konusunda. 7 senedir web, grafik vs. vs. sektöründeyim. önceki mesajlarda bahsedilen idealist insanlardan olduğumu söyleyebilirim belki ama yordu bu ülke beni. her işim güzel olsun, her işim farklı olsun aman aman ayıp dedim.

Forumda da çok konuştuk kalitesiz işleri, çalıntı işleri, kötü firmaları.. Sanıyorum hiçbir zaman biryerlere varamadık.

Bence çözüm "mecbur etmek". müşterileri iyi işlere mecbur etmek, firma yöneticilerini iyi işlere, iyi çalışanlara mecbur etmek lazım. bunu sağlamanın yolu mu? kaliteden ödün vermemek, iyiden ödün vermemek... kalite isteyenlerin sayısı artıyo, artmıyo değil. ama fiyatlar henüz çok hareket etmiyo, o da olacak bence. dediğim gibi, size yaptırmak zorunda kalırlarsa(ki kalabiliyolar) fiyatınızı da yükseltebilirsiniz. ayrıldığım firma tasarım işlerini freelance olarak bana yaptırmaya devam ediyosa, bir holdingin alt firması -bütün engellere rağmen- sitesini bana yaptırmayı seçiyosa bir şeyler değişiyo demektir.

bu bahsettiğim işlerden çok mu para kazanıyorum ? inanın hayır.. ama her aldığım yeni işte fiyatı 100-200 dolar yukarı çekebiliyorum en azından.

Farklı bi nokta var yalnız. Türkiye'de freelance çalışıp, -adam gibi- yaşayabilmek için peygamber sabrı, 10 kaplan gücü, Speedy Gonzalez hızı gerekiyo. Neden..? Şöyle özetleyeyim; yurtdışında yukarı aşağı 4-5 bin dolara yapabileceğiniz bir projeyi burda max 1-2 bin dolarlara yapıyosunuz. Tabi sonuca bakınca yaşamak için gerekli aylık kazancı karşılayabilmek için birkaç işi birlikte yürütmeniz gerekliliği çıkıyo ortaya. Bu da şu demek: susmayan telefonlar, aynı anda halledilmesi gereken işler, devamlı "mailin var kardeş" sesi, uykusuz geceler, pazar günleri çalışmacalar...

Ya da: UFAK bi şans yardımıyla sağlam bi reklam veya web ajansının işlerinin sizde kalması. Yok mu? Kasmaya devam.

Hep beraber birşeyler yapmak mı... Türkiye'de zor. Çünkü kimi mecburiyetten, kimi bilerek ve isteyerek "sallıyo başını, alıyo maaşını".

gene uzun yazdım gene uzun yazdım gene uzun yazdım. bu konu bütün sinirlerimi altüst ediyo

insanları iyiye mecbur edin

iyi çalışmalar herkese
rsin
__________________
Ersin Koç ¤ { rs }
what you see is what i did
vain şu an çevrimdışı   Mesajdan alıntı yaparak yeni bir cevap ekleyin