olay bireyde bitiyor güzel kardeşlerim. mevzu müşteri tarafında "iyiye mecburiyet" felsefesini yansıtmaksa maalesef şu anki koyun yapımız oturup bir communitydi, paylaşımdı, birlikte hareket etmekti falan bunlara izin vermiyor. bu yüzden bireysel olarak girişimlerde biriki önerim olacak:
- hadise müşteriye neyin iyi, güzel olduğundan çok neyin işe yarayıp neyin yaramayacağını anlatmak. özellikle
web tabanlı mevzularda "hadi bize
site yap","ya da bizim de sitemiz olsun" bakış açısını,
internet üzerindeki platformu doğru kullanırsan daha ucuza tvden daha efektif
reklam getirisi elde edersin, hem maddi, hem prestij hem de sana ait somut bir kitle bazında. Çok büyük ve güçlü firmalar haricinde müşteri görmüyor bunu,
internet sitesi olarak bakıyorlar olaya, işin online pazarlama kısmına da arama motorunda yukarıda çıkmak olarak bakıyorlar.
- $10 a yapmayın işinizi. aç kalın. yapmayın. kalitem $10lık diyorsanız o başka tabii. "tamam" ya da "olur"; müşteriye en son söyleyeceğiniz kelime olsun
- ajans bazında da, en iyi ajanslar dediğimiz şey aslında = müşterilerini en iyi yöneten ajanslar. büyük bir firma
reklam ajansıyla anlaştığında, tüm görsel ve pazarlama kimliğini o ajansa teslim eder ve bunu yönetme hakkını çoğu zaman o ajansa verir. yarın öbür gün firma
web sitesini başka bir firmaya yaptırdığında firmanın gözünden sitesinde kullanılan fontun
kurumsal fontu olmadığı gözünden kaçsa da ajanstan kaçmaz, uyarır kaldırın onu der, kaldırtır firma da.
web tabanında da bu ağırlığı koyabilmek lazım.
ne diyorsun sen kardeşim, ütopik şeylerden bahsediyorsun diyen olursa; danışmanlık bedava 1 sene önce bunlara uyandığımdan beri çok iyi toparladım.