Birkaç gündür Diyarbakır'a gidişimden dolayı uzak kaldım foruma; ama döndüm ve tüm yazıları tek tek okudum. vain'in bahsettiği adım adım yükseltme fikri gayet makul; bir anda belki 2-3 bin$ yükseltmek mümkün olamaz. Ama her seferinde 250$ yükseltilerek birkaç ayda çıta daha makul bir çizgiye getirilebilir.
ScottJr'un bahsettiği 10$a yapmayın sözünü biraz daha genişletmek istiyorum: "
Bedelinin yarısından altına yapmayın işinizi, aç kalmayı öğrenin. Cefa çekmeden sefa sürmek olmaz, önce cefasını çekin şu işin."
Ve yine ScottJr önemli bir konuya değinmiş... ajans ile multimedya şirketleri arasındaki en önemli fark müşteri yönetimidir. ben şaşırırdım gmk, fiyatları nasıl belirler, çok uçuk rakamlar, kim bunları uygular diye. ama büyük ajanslar bunları çatır çatır uygulayabiliyor ve müşterinin gıkı bile çıkmıyor. niye? ajanslarda müşteri ilişkileri en öncelikli konudur zira. multimedya şirketleri daha çok üretime değer verirken ajanslar müşteri ilişkilerindeki elemanlarına en çok değeri verir. çünkü işi bağlayan onlardır. bazen ajan s değil de müşteri ilişkilerini yürüten ablalar daha uyanık olunca ama, eleman değişikliğinde ajansın önemli müşterileri de ablayla beraber gidebiliyor. tabii
freelance iş yürütünce ya da orta halli bir multimedya şirketinde çalışınca, böyle bir lüksümüz olamıyor. müşteriyi de gereğinde sen bağlıyorsun, dökümanları almaya da sen koşuyosun, işi de sen (hangi arada artık bilinmez) sen yapıyorsun.
işleri kategorize etmek pek mümkün değil. zira artık
hybrid bir şekilde çalışıyoruz. Herkes diğerinin yaptığı işten biraz anlıyor, gerekirse üstleniyor. Açıkçası ben bu kategorize edilmenin dışında kalıyorum. Eminim multimedya'cı diğer arkadaşlar da bu şekilde düşünüyordur. Bu yüzden işi bu şekilde sınıflandırmak yanlış olacak, 'hybrid' çalışanları dışlayacaktır. Neden iki alanı da seçtim? Hem programlamayı çocukluğumdan beri severek ilgilendiğim bir alan olduğundan bırakamadığımdan, hem de tasarım eğitimi alıp tasarımı da çok sevdiğimden. Müşterilerin talepleri programlamaya olan ilgimi artırmadı, ama ekstra bir özellik CV'mde kötü olmuyor tabii ki. Hoş, iş bulabiliyor muyum tam da işverenlerin aradığı süpermen modunda biriyken? Hayır; zira uyanık işverenlerin 2-3 çalışanın işini bir kişiye yükleyelim taktiğine cevabım 2 kişilik maaşı talep etmek oluyor. Ha, sadece tasarımcı ya da programcı olarak benle çalışma istediğini belirtenler de oluyor. Öyle olunca tabii ki normal bir rakam talep ediyoruz (ve öyle işi de tercih ediyorum; kafa yormayacağından). Ama iş 10 kaplan gücünde adam olmakla da bulunmuyor, onu biliyorum. Nedir işveren terchihleri bu durumda? Bir süredir bunu kendime sormaktayım. İş başvurusuna gidiyorum, patron olan elemanlar benden 4-5 yaş küçük oluyor. İş başvurusunda gidiyorum, patron akla değil yaşa bakıyor. Yavaş yavaş kafama oturmaya başlıyor. İşveren bu işte uzmanlaşmış, olgunlaşmış kişiyi istemiyor. Neden? Rahatlıkla yönetiblsin ki ilerde
sorun çıkarmasın, yok maaş artışı, yok sigorta, yok çalışan hukuku...
aptal, üzgünüm; sen patronun kafana dayatacağı çalışma şekil ve şartlarını kabul etmeye mahkumsun. eğer şartların iyi ise, elbet bir gün askere gidersin, geldiğinde bak bakalım o çalıştığın mutlu mes'ud işin yerinde ne esiyor. Eğer üzerinde çaba searfetmez, düşünmezsek La Haine'in dediği gibi "40 yaşında ne olacağını bilemeyen" bir avuç insan olarak ortalarda dolanırız. Ben herşeyi belirleyen, tespit eden ve sonuç gösteren kişi olmak istemediğim için bunu özellikle tartışmaya açtım, hepimiz fikirlerimizi ortaya koyalım ortak bir çizgi belirleyebiliriz belki diye. Tartışmaya pozitif birşey katmayacaksan hiç çaba sarfedip de klavyenin tuşlarına dokunma.