Denildiği gibi başlangıçta en önemlisi kameradır, o yeterince iyi olmadan diğer konular biraz boşa kürek çekmek olur. Ancak bunun dışında önemli olan bir film görüntüsü yakalayabilmektir, bu genelde internette pek çok yerde "bir home
video değil de bir kısa film çekmek için neler yapılmalı" şeklinde tartışılmıştır.
Ses için bahsedildiği gibi kaliteli ve rüzgar kılıflı bir mikrofon seçilmeli. Mümkün olduğunca sadece diyaloglar ve hafif ortam sesleri çekilmeli, asla ilk kayıtta herhangi bir şekilde müzik kaydedilmemeli. Ayrıca vurma, kapı gıcırtısı, koşma ve her türlü efekt sonradan kaliteli olarak eklenmeli, canlı kayıt yapılırsa gereken etkiyi vermek zorlaşacaktır.
Işık home
video - kısa film ayrımını en çok belirleyen şeydir. Kaldı ki çözümü aslında kolaydır, bulabileceğiniz kadar büyük beyaz kartonlar alıp çekim sahasına güneş ışığı yansıtmakla bunu yapabilirsiniz, kartonlar beyaz olmasının yanında pürüzsüz ve ışık yansıtmaya uygun olmalıdır. Güneş ışığı asla doğrudan çekim alanına girmemelidir ve yüksek yansıma için bol güneşlı havalar tercih edilmelidir. Işığın ne kadar iyi yansıdığını kameranın küçük ekranından bile denemeler yaparak anlayabilirsiniz. Eğer bütçeniz yeterli değilse gece çekimlerinden kaçınmanızı tavsiye ederim. Kameralar tam bir ışık canavarıdır ve geceleyin iyi bir görüntü elde etmek için inanılmaz ışığa ihtiyaç duyarlar. Bu iş zaten genelde gündüz aydınlığı sağlayacak kadar güçlü ışıklarla çekilir ve daha sonra montajda ekran karartılır, ancak bunun da sırıtmaması için iyi bir montaj gerekecektir. Sonuç olarak birkaç özel çekim ve atmosfer dışında gece çekimleri bütçesiz bir film için kaçınılmalıdır. Mutlaka zorunluysa en azından 1000w'lık birkaç spot lamba alınıp (şu apartmanlarda ve binalarda hareket sensorlü olanlar gibi) ortalama bir kalite yakalanabilir.
Bir kısa film görüntüsü yakalamanın gerçek sırrı ise kamera hareketidir. Kamera arkasına geçmek hoş bir şeydir, ancak bolca hareket ve zoom ile sanat konuşturmak genelde izleyici için mantıksız görüntüler bütünü oluşturmakla sonuçlanacaktır. Kamerayı kullanan kişi mutlaka bu konuda birkaç kitap okumalı
web siteleri gezmelidir. Yönetmenlik ve kameramanlık farklı şeylerdir, kameramanlığı da becerebilen yetenekli yönetmenler vardır ve bu yüzden yanlış anlaşılmaktadır. Yönetmen olsun olmasın bu işi en iyi kotaran kimse o yapmalıdır. Mutlaka bir tripod kullanılmalı, çok çok az ve düzeyli kamera hareketleri yapılmalı, önceden başka filmler ayrıntılı incelenip nerede uzak çekim yapılacak, nerede yakın çekim yapılacak, kamera insanların kafalarını görüntünün neresine koyuyor bunlar hep incelenmelidir. En zor durumda kalana kadar asla zoom kullanılmamalıdır, bu doğal bir görüntü değildir. Hareket gerekiyorsa kamera yaklaştırılmalı / uzaklaştırılmalıdır. Bunun için hareketli bir tripod yapabilir ya da kameramanı tekerlekli bir koltuğu oturtup itebilirsiniz. Ancak kamera hareketleri doğum günü filmi çeker gibi olursa büyük bir hayal kırıklığı yaşanacaktır son görüntüde.
Son olarak montaj da renk düzenleriyle biraz oynayıp filmin bütününde aynı renklerin öne çıkması sağlanmalıdır (
Photoshop'da iyi renk düzenlemesi yapabilen biri premiere'i kısa sürede kotarabilir). Bir de filmin üstüne ve altına siyah bant eklenerek yapay bir geniş ekran görüntüsüyle film çok daha profesyonel gösterilebilir. Mümkün olduğu yerlerde de sesleri stereo yaparsanız yine profesyonel duracaktır.
İlk bakışta aklıma gelenler bunlar, temel şeyleri halletikten sonra sırf interneti kullanarak bile özel efektlerden montaj hilelerine, kamera yöntemlerini pek çok şey bulabilirsiniz. Kolay gelsin.