|
Re: Gurbet..
GURBET
Ne zaman duysam bebek bisküvüsüyle badem kokusu
Bir bebek döşeğinde gülüşler duyarım
Uzanan eller dokunan benler amcalar halalar ve teyzeler
Sevgiyle karışan sesler
Ne zaman dalgalanışını izlesem denizin
Binbir ahenk binbir martı sesinde
Dirilmiş nice neferin gürbüz sesini hatırlarım
Ne zaman bir taş arasında büyümüş tek bir ot görsem
O yalın yeşilde kendimi bulurum
Koca bir çiçek tarlasında başka renkte açmış bir gül gibi
Ama yalnız ama güzel ama tekil
Ne zaman dinlesem pazarcıların bağırışını
Ülkemin bağrını dinlediğimi duyarım
Evlerinden bir nefesle çıkmış kadınların yüzlerinde
Evlerin gurbetini alırım dört duvarın sılasını duyarım
Ne zaman ellerim buluşsa
Sabah çiyinde ıslanmış Atamın o güzel kıraç heykeliyle
Bir okul bahçesinde vatanın geçmişini ararım
Bin bir candan akan birliği ararım
Gün olur kimseden koparılmayan
Birliğin kokusunu duyarım tadını alırım
Benle ayrılmış bir denizin sularına ağlarım
Her noktaya aynı uzakta
Çünkü hiç boşluk kalmamış dünyada
Gurbetin yer değil ben olduğuma ağlarım
Süleyman Sönmez / 25 Eylül 2006
|