Programlar hakkında pek bir diyeceğim yok...
Ama mp3 ise mesele, o zaman sert bir muhalif kesiliyorum. Müzisyenlerin esas kazanç aracı albüm satmak olmamalıdır. Albüm, müzisyenin elindeki kazanç aracıdır, ancak kazanç amacı olmamalıdır. Albümü sayesinde vereceği konserlerinden, katılacağı tanıtımlardan, yapacağı filmden/diziden, sponsorlarından vs. kazanmalıdır.
Kaldı ki, her ne kadar "emeğe saygı" sloganı ile bağırılıp çağırılsa da, kimse bir yabancı cdnin -ki içinde bilemediniz en fazla 18 şarkı olsun- 30 milyon ve yukarısına satılmasından ya da içinde sadece 2-3 şarkısı dinlemeye değer olan dandik Türkçe albümlerin 10 milyondan fazlaya satılmasından bahsetmiyor. Bir son kullanıcı olarak beni üretim aşamasındaki masraflar da doğal olarak enterese etmiyor. Zira son kullanıcı olarak daima kendi cebime bakmakla yükümlü olduğum açıktır. Hadi yine işi gücü olan hali vakti yerinde insanları da geçtim, öğrenci ya da zor durumda olan insan müzik dinlemesin mi? Ben mp3'ün sonuna kadar yanındayım, bedava müzik indirmenin ve dinlemenin de sonuna kadar arkasındayım. İndirilen müziklerin ticari olarak (örneğin tanıtımlarda) kullanılmasına karşıyım, zira telif bunun gibi kullanımları kapsamalıdır. Ancak bireysel kullanımın SONUNA KADAR savunucusuyum.
Lisanssız yazılım bir
sorun, katılıyorum. Ancak müzik konusunda, mp3 konusunda özgürlük taraftarıyım. Zaten dünya kabullenmekten başka çare bulamadı, mp3 çalarlar, iPod'lar daha mp3 satmak fikri sanatçıların ve yapımcıların aklına gelmemişken büyük firmalarca çıkarıldı. Madem bu kadar etikçi ve TELİFÇİ bir dünyada yaşıyoruz, neden SONY, NOKIA, AIWA, PHILIPS gibi markalar mp3 formatına böyle ateşli biçimde sarıldılar? Neden ETİK(!) duruş sergile(ye)mediler?
Gerçekler : 1 milyona içinde 180 tane (hem de hiç bulamayacığımız arşivlik şarkılar ya da bir kaç albüm birarada) şarkı bulunan mp3 cdsi almak varken, ya da mp3 indirmek varken gidip dandik Türkçe albümlere 15 milyon, ya da yabancı albümlere 30 - 40 - 50 milyon sayalım? Bizi düşünmeyeni biz neden düşünelim???
Utanmadan (sanki dünyaca ünlüymüş gibi) biletini 25 - 35 milyona satan sanatçı / gruplara neden etik(!) yaklaşım sergileyelim? Sahneye 2 saat geç çıkıp, 1,5 saat dümdüz şarkı okuyup küfreder gibi sahneyi bırakıp giden adamların albümlerine neden para verelim?
Kaldi ki, sahnede görmek için zaten 2 albüm parası bayıldığımız adamların albümüne neden avuçla para verelim?
Ne yazık ki her zaman melekler doğru tarafta değiller...