View Single Post
Sponsorlu Bağlantılar
Zoque.Forum
Advertisement
Old 26.09.2006   #10 (permalink)
cgencer
 
cgencer's Avatar
 
Üyelik Tarihi: 02.08.2001
Yer: istanbul
Yaş: 38
Mesaj: 1,547
Re: Ferruh'un Anti-Korsan adlı projesi hakkında

Bu konuda UlgenKhan'a katılacağım. müzisyen, yaptığı sanatı paylaşmayı öncelik oalrak tutar; tüccar olanlar ise aldığı paraları ve telifleri... tabii ki yarattığı sanat eserinden kazanmalı. ama müzik sektöründe saatçının kazandığının 100 katını aradaki komisyoncular kazanıyor ve mp3 gibi formatları dışlamalarının en önemli sebebi zaten tekerlerine çomak sokulması. aynı şey film endüstrisi için de geçerli. yazılım endüstrisinde de aslında benzer bir durum var; programı lisanslı aldığınız iin gerçek programcısı mı bundan yararlanıyor sanıyorsunuz? hayır, o sadece çalıştığı şirketinde aldığı maaş ve primlerle hayatını sağlama almış oluyor. bu; kurallara karşı gelerek lisanssız takılacağım anlamına gelmez. önümüze dayatılan, birinci dünya ülkelerinin soframıza koydukları 'onlardan biri olma' reçeline bürünmüş kazıklara yapabielceğimiz çok da birşey yok. biri der ABye girmek için bunu bunu yapmalısınız, diğeri sizi ekonomiden siler, lisanslı alıp onun şirketlerini beslemezsek... bu böyle sürüp gider.

böyle bir durumda lisans savunuculuğu temelinde politik görüşlerle de birlikte düşünülmeli. verdiğim paranın yarısının sanatçıya ya da yazılımcıya gideceğini bilsem durmam, derhal orjinal cd'ler alırım. ama ortadaki araştırmalarda bir dvd'nin ücretinin ancak %3-4 gibi bir oranının sanatçıya gittiğini gösteriyor. yazar olanalrda da bu rakam 10'ları geçmiyor; o da kitabı en az 2-3 baskı yaparsa ancak. müzik cd'lerinde hala phillips gibi şirketlere telif ödeniyor? neden mi? cd'yi tasarlayan mühendis, mucit bunun telifini alacağı yerde, çalıştığı şirket hemen alıyor.

telif ücretlerini gerçekten hak eden kişiler alıyor olsaydı dünya nasıl olurdu düşnüebiliyor musunuz? u2'dan bono, bob geldof gibi adamlar bu paralardan seve seve feragat eder ve 3. dünya ülkelerine destek olacaklarından sınıf farkı azalırdı. çoğu sanatçı da yazılımcı da yazar da çizer de aslında idealist ve insanların acı çekmelerini istemez. ama bu da şirketlerin karlarını ortadan kaldırırdı. sistemin gücü, gerçekten üretenleri açlığını kesecek, ama tam doyurup herkesi memnun etmekten kaçınacak kadar lokmalarla aslında üreteni değil bunun yardımıyla kendini beslemesinden geliyor.

şu anda divx formatını, mp3 formtını legalleştirip kendi leyhlerine çevirmeye çalışıyorlar; çünkü bunlar o kadar hızlı yayıldı, paylaşıldı ki, maymunun gözü açılmaya başladı. bazı şeylerin yürümesi için o koca teliflerin ödenmesine gerek olmadığı görüldü. sanatçıların bir kısmı zaten bunu destekleyerek gönüllü oalrak mp3 oalrak kendi parçalarını yayınlıyorlar.

acaba bir melodi besteleyen kişi, cep telefonuyla melodisi satıldıkça ne kadar para alabiliyor? basit bir sus payı mı yoksa melodiyi lisanslayıp satan şirketin kazandığı kadar mı? peki bu aracı, bu melodinin var olmasına ne kadar katkıda bulunuyor? ne kadar masraf ediyor? bir site açmak çok mu para sanki? ya da mobil operatöründen den bir numara alıp melodi gönderme servisi kurmak? orda bile operatör, kara ortak oluyor. ama sanatçı bu ortaklıkta yüzde oalrak ne alıyor?

ortada bir innovasyon var, bir yaratım var. ama bu yaratımı yaratan değil, bunu satan kazanıyor. şunun farkına varın artık:

yazılımcılar sizin sayenizde aç kalıyor, sanatçılar sizin yüzünüzden üretiyor martavalları duygu sömürüsü yaparak sizin ürünü daha da tüketmenizi sağlayan satış taktikleri!
__________________
obsesif v2 + daha iyi net + uçuca + facebook + linkedin
cgencer şu an çevrimdışı   Mesajdan alıntı yaparak yeni bir cevap ekleyin