Konu Başlığı: [Satılık] Hosting Firması
View Single Post
Sponsorlu Bağlantılar
Zoque.Forum
Advertisement
Old 27.09.2006   #14 (permalink)
hayatbilgisayar
 
hayatbilgisayar's Avatar
 
Üyelik Tarihi: 27.04.2003
Yer: Antalya
Yaş: 41
Mesaj: 164
Re: [Satılık] Hosting Firması

Haklısın gravity, David'in ve benim söyleyecek çok şeyimiz varmış (çenemiz de düştü diyebiliriz , o nedenle paragraflara dikkat etmeden yazıyorum, pardon.

Söylediklerinin hepsinde haklısın David. Ben konuya bir de öteki yandan bakmak istiyorum, daha doğrusu senin sektör tespitinden çıkıp olayı başka bir yere taşımak istiyorum. Bahsetmek istediğim konu yine bu forumda başka bir başlıkta tartışılan web Tasarımcıları Derneği konusuna da değinecek, gerçi orada hala derneğin ismi konusunda anlaşamadılar, hatta başka konularda arada "sendika lazım" diye ütopik fikirler bile çıkabiliyor, ama olsun, o konu yavaş da olsa bir yerlere varacak elbet.

Bir sektörün oluşması, daha doğrusu bir iş kolunun oluşması, ve sonrada o iş kolunda çalışanların haklarının korunması için, o iş kolunda çalışanların bir örgüte mensup olmaları gerekir. Bu örgütler genelde o iş kolunda çalışanların, tabir yerindeyse emekçilerinin toplanıp önce bir dernek kurmaları, sonra o derneğin faaliyetlerini ve üyelerini büyütüp toplumsal baskı oluşturacak hale gelmesi, en peşinden de resmi makamlarca oda statüsü alıp yaptırımlar uygulamaya başlaması ile oluşur. Eğer lisans düzeyinde eğitim almışsanız, örneğin kendimden örnek vereyim, elektrik mühendisi iseniz ve elektrik ile ilgili bir dalda yetkili olmak, yani yaptığınız işin imzanız ile yetkili kılınmasını istiyorsanız Elektrik Mühendisleri Odası'na kayıt olmanız gerekir. Bu şekilde çizdiğiniz projeler, yaptığınız üretimler, vs. gibi konunuzla ilgili iş kollarında çalışırken imzanız sizin beyanınız yerine geçer. Diyebilirsiniz ki hangi mühendis çizim yapıyor, bürolarda genç çocuklara çizimler yaptırılıyor, mühendis de imzasını atıyor o kadar. Ama sorumluluk o mühendise ait oluyor. Asansör şirketi sahibi bir arkadaşım bu şekilde bir asansör projesini tanıdık bir elektrik mühendisine imzalattı, derken asansörde ağır yaralanma ile biten bir kaza oldu, o mühendis hala mahkemelerde, yıllarca hapiste yatması mümkün. Eğer ölüm ile bitse direk tutuklanacaktı zaten. Bir diğer örnek mesela Hukuk mezunu iseniz, avukatlık yapmak için Baro'ya kayıt olmanız gerekir. Ve barolar diğer odalardan biraz daha eski oldukları için kurallarını biraz daha sıkılaştırmışlardır. Örneğin Türkiye'nin herhangi bir yerinde bir boşanma davası alacaksanız, (rakamı atıyorum, annem ile babam ikisi de avukat, ama şu an uyuyorlar, telefon açıp gerçek rakamı soramam en az 500 YTL'ye davayı alabilirsiniz, makbunuzunuzu da kesmeniz mecburidir, çünkü makbuzun bir fotokopisini davayı açarken mahkeme kalemine verirsiniz, kalemdende baroya ve vergi dairesine bildirilir. Yani siz davayı bedava alsanız, oğlunuzu kızınızı bir yakınınızı savunacak olsanız bile o 500 YTL'nin vergisini verirsiniz. Ve bu şekilde avukatların alabileceği minimum tüm miktarlar belirtilmiştir.

Bu örnekler lisans düzeyinde bir okuldan mezun olanlar için. Peki buradan mezun olunması gerekmeyen iş kollarında durum nedir? Örneğin sıhhi tesisatçılık yapmak isterseniz, Sıhhi Tesisatçılar Odası'na üye olmanız gerekmektedir, aidatınızı verirsiniz, işinizi yaparsınız. Odaya üye olmayanlar da bu işi yapıyor, sanki odaya üye oluyorlar da işlerini iyi mi yapıyorlar başka bir tartışma konusu, onlara şimdi girmeyelim. Veya berber olmak istiyorsanız (tam adını hatırlayamadım) Berberler ve Kuaförler Konfederasyonu'na üye olmanız gerekmektedir, hatta bu örgüt de işleri biraz sıkıya almıştır, çırak - kalfa - usta sırası ile derece almak için belli zamanlarda sınava girmeniz gerekmektedir (benim berber o sınavların birini anlattı, olacak gibi değil ama dedik ya, bu başka bir tartışma konusu .

Peki web tasarımcı olmak, hatta işin özüne dönelim, bilgisayarcı olmak, daha doğrusu bilgisayar ile uğraşan bir şirket açmak, onu işletmek için ne gerekir? Hiçbir şey, şirket kurmaya engel bir durumunuz olmasın yeter, yani nüfusun % 95'i bilgisayarcılık yapabilir. Üstelik bilgisayarcılık teknik bir iştir, hatta 220 Volt elektrik ile uğraşıldığı, daha doğrusu müşterilere 220 Volt elektrik bağlanan cihazlar sattığınız için riskli bir iştir. Olaya müşteri yönünden bakarsak durumun vehameti daha iyi anlaşılabilir. Bugüne kadar bilgisayar veya network işi için gittiğim her yeni şirkette, allah kahretsin yine başka bir bilgisayarcı geldi, bakalım bu neleri bozacak şeklinde bir tavırla karşılaştım, vallahi ben diğerlerine benzemem, ben tahsilliyim, bakın şu kadar yıl tecrübem var diye anlatana kadar dilim damağım kurudu Bilgisayarcılığı bırakmamdaki ilk neden artık o işin para kazanmaması ise, ikinci nedeni de bilgisayarcılık işinin inanılmaz ayağa düştüğü ve müşteriler gözünde itibarsız bir meslek olmaya başlamasıdır. Çünkü müşterilerin bu konuda şikayet edeceği bir kurum, örgüt, vs. yoktur. Müşteri tabii ki tercih nedenlerinden biri olarak vereceği ücrete bakar, ama yukarıda verdiğim avukat örneği gibi; bilgisayar bakım, onarım, vs. işinin bedeli minimum 80.- YTL'dir, bilgisayar şirketi kurmak için ilk şart şirket ortaklarından birinin (hem de Bağkur'u o şirket üzerinde olmak kaydı ile) lisans veya ön lisans düzeyinde ilgili dallardan birinden (elektrik, elektronik, bilgisayar, bilgi teknolojileri, vs.) mezun olmasıdır, o şirket teknik servis hizmeti veriyorsa elemanlarından en az ikisinin ilgili dallardan birinden teknik lise, meslek lisesi mezunu olması gerekmektedir, eğer bilgisayar toplayıp satıyorsa elemanlardan en az birinin (kusura bakmayın şimdi adını unuttum) bilgisayar ... Sertifikası sahibi olması gerekmektedir gibi şartlar olsa, aynı şekilde müşteriler memnun olmadıkları bilgisayarcıları şikayet edebilecekleri bir örgüt bulabilseler, o örgüt de Mimarlar, Doktorlar, Elektrik Mühendisleri, vs. Odaları gibi üyeleri üzerinde yaptırım uygulayacak güce sahip olsa (lisansı iptal edilen doktor tanıyorum), acaba bu bilgisayar sektörü biraz daha düzenli olmazmıydı? Bu iş o kadar ayağa düşermiydi? Bu anlamda bir yerlerde bilgisayar toplarken oradan ayrılıp kendilerine mahalle arasında şirket açan ve bilgisayar sektörüne giren arkadaşlar kusura bakmasınlar, ama işin gerçeği bu, mesela benim de bu konu ile ilgili hiçbir sertifikam yok, şartlar öyle gerektirirse bana da bilgisayar şirketi kurma izni verilmesin, şimdiden kabulümdür. Çünkü dünyanın her yerinde bir işi yapmak için önce o işte "ehliyet" sahibi olmak gerekmektedir.

Konuyu web tasarım işine getirirsek, bu işin herhangi bir lisans, ön lisans, lise eğitimi olmadığı için iş daha da karışıyor. Bu forumda veya diğer forumlarda herkesin bu işi yaptığını, yan komşunun oğlu, dayının oğlu, lise öğrencisi herkesin bu işe girdiğini, o yüzden de müşterilerin kafasının karıştığını, fiyatların sürekli düştüğünü okuyoruz, yazıyoruz, şikayet ediyoruz. Ama aslında biz de bir yerde o şikayet edilenlerden biriyiz. Çoğumuzun bu konuda bir sertifikası veya eğitimi yok, alaylı şekilde başlayıp öyle gidiyoruz. Bu işin resmi bir eğitimi olmadığı için şu aşamada fazla yapacak bir şey de görünmüyor. Ama bir yerlerden başlanması lazım kanısındayım. Hiç olmazsa bir 10 - 15 kişi birleşip en azından bir dernek kurulsa, kurallar şartlar biraz olsa belirlense, o derneğin de iyi işlediğini varsayarak üye sayısı artsa, birkaç yıl sonra bu içinde bulunduğumuz sektörde de iyiye doğru bir gidiş olmaz mı sizce? Olmaz demeyin, olur olur. Çok canlı bir örneği uzaktan da olsa içinde bulunduğum zeytinyağı sektörü, sonunda bu sektör de baktı karakalem çalışma ile sektör bir yere varamayacak, dernekler kuruldu, üreticiler tartıştı, vs. derken Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi için sektördeki akademisyenlerin de desteği alınarak Meclis'e başvuruldu, tasarı görüme aşamasında, çıktığı zaman bu Konsey zeytinyağı konusunda epeyce yetkiye sahip olacak, zeytinyağı işinde bile böyle bir örgütlenme sözkonusu iken maalesef bizim sektörde henüz bir gelişme yok. İnşallah yakın bir zamanda olur diye herkese selamlarımı iletiyorum.
__________________
http://www.hayat.com
hayatbilgisayar şu an çevrimdışı   Mesajdan alıntı yaparak yeni bir cevap ekleyin