Punisher, yanlış anlama ama hani "hay ağzını öpeyim" diye bir laf vardır

İçimden tam onu söylemek geldi, bu sektörde yalnız olmadığımı ve benim başıma gelenlerin mutlaka birilerinin de başına geldiğini biliyordum, ama anlattıklarının benim yaşadıklarımla bu kadar örtüşeceğini hiç sanmazdım, benim yazacaklarımın çoğunu sen yazmışsın bile, ben ne yazacağım şimdi
Senin dediklerine sonuna kadar katılıyor, görüşlerine izninle eklemeler yapmak istiyorum;
Büyük balık küçük balık meselesinde yapacak birşey yok, benim de söylediğim gibi dünyanın gidişatı bu şekilde. Ama bizim sorunumuz büyük balık olamamakta, bir türlü onu başaramıyoruz. Benim ticari yeteneğim yok, ama çok bilgili bir Windows
hosting'çisiyim diyelim, senin de
web tasarımı konusunda çok bilgin var, bir de yanımızda iyi bir tüccar / pazarlamacı alsak, büyük balığın kuyruğu olduk bile, zaten gerisi geliyor. Ama yok, hep söylüyorum ya, küçük olsun benim olsun, bir türlü büyüyemiyoruz. Büyük olmak için birleşenler de bir zaman sonra ayrılıyor zaten (genelde para yüzünden). Ülkemizin de sorunu bu değil mi, dünyada bizi kimse tanımıyor, bak Avrupa Topluluğu bizi nasıl süründürüyor, vs. gibi şikayetlerimizin temeli hep bu, kendimizi anlatacak bir şeyimiz yok. Amerika deyince herkesin bir fikri var; Coca-Cola, McDonalds, Levis, Brad Pitt, vs. vs. Fransa deyince Renault, Peugeot, Gerard Depardieau, vs., yani gelişmiş ülkelerin hepsinin kendilerini anlatacak ve dünyaya pazarlayacak bir şeyleri var, bizim ise reklamlara bakarsak Beko, Mavi Jeans ve Tarkan'ımız var, onlar da yetmiyor demek ki.
Senin olmayan projen gibi benim de yarım kalmış bir projem var, ben ilk aşamasını yabancı bir şirkete satmıştım bile, fena para da almadım zamanında. Ama sonra dediğin gibi birkaç sene dişimizi sıkıp çok daha fazla para kazanacakken diğer arkadaşlar yarı yolda bıraktılar beni, proje de öyle kaldı. Ama bu konuda kimseye de fazla kızamıyorum, biz de küçük Amerika olduk çünkü, sürekli tüketime alıştırılan bir toplum olduk. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan ve az çok para kazanan bizler, benim telefonum bilmemkaç piksel resim çekiyor, seninki mp3 çalmıyormu, benim televizyonum 117 ekran plazma gibi aslında bize hemen hemen hiçbir şey katmayan malların bağımlıları olduk. Hadi para kazanamayan alamıyor, ama para kazanan da sürekli bunların peşinde koşuyor, kazandığı parayı ileride kendisine yararlı olabilecek kaynaklarda harcamak veya biriktirmek yerine bu şekilde sürekli mala yatırıyor. Özellikle genç nesilde bu had safhada, o yüzden de kimse 1 yıl 2 yıl sonrasını göremiyor, görmek de istemiyor zaten. Tabii işin derinine inersek kimseyi de haksız bulamıyorum, adamın karnı aç, sigara alacak parası yok, üç kuruş maaşla çalışıyor, sen adama vallahi 1,5 yıl sonra 1 milyon dolar kazanacaksın desen ne fayda, adama şu an para lazım. Yetmiyormuş gibi yarın deprem mi olur, başbakan anayasayı fırlatıp kriz mi olur, işsiz mi kalırım, vs., herkesin aklında bin tane dert. Sen şimdi gel de adama gelecekten bahset, bugünü yok ki zaten.
Dernek konusunda da haklısın, ben de kurulmasını isterim, üye de olurum ama bir yaptırımı olacağını sanmam.
Bugün iyice kötümserim, sabahtan beri dişim ağrıdı zaten, dişçiye gittim o da kurcaladı, o yüzden keyfim yok, ondandır

Senin de söylediğin gibi bu memleket meselelerini bırakalım, elimizden birşey gelmez nasılsa, gelecekle ilgili nereden başlayabiliriz, onu konuşalım. Hadi başla dostum, dinliyorum seni.