@ssonmez geleceği katmış ben de geçmişi işin içine katmak istiyorum biraz.
Dönüp baktığımızda, tarayıcılar gelişti, .jpg gibi standarlar gelişti,
Photoshop gelişti,
Dreamweaver ve
flash gibi uygulamarlar çıktı ve onlar da gelişti.
Zamanla salt bilgiyi şık bir şekilde sunanlar ve sunmayanlar ayrımı başladı.
Doğal olarak herkes aynı estetikle sunamadığı / üret(e)mediği için bu boşluk
template ya da (ç)alma olgusunu doğurdu.
Sanat'ın taklidini/benzerini yapmayı sevdiği tek şey doğadır sanırım. Bunun dışındaki hiç bir taklidi sevmez. Bu yüzden her yerde benzer sayfaların olması farklılık yaratma ruhunu rahatsız eder oldu. Templatelerin 2.sınıf görülmesinin arkasında yatan asıl bilinç bu sanırım.
----
Fakat yine zamanla, templateler de kendi yolunu bulmaya başladı. Bir tasarımcının, hiç bir "orası kırmızı olsun" dırdırı dinlemeden kendi zevklerine göre hayali bir şirketin sitesini yaparak da para kazanabileceği, programcıların ise "benim işim değil" demekten bıkmışlığının çaresini buldukları
template satan ortamlar gelişmeye başladı.
Önceleri farklı olabilir belki ama günümüz itibari ile (kendimi tasarıma daha yakın gören bir kişi olarak) itiraf etmeliyim ki, beylik tasarımlarınıza taş çıkaracak çok sayıda
template mevcut.
"Bunlar 2.sınıf" bakış açısını bırakıp, bunun artık bir sektör olduğunu kabullenmeli ve estetik bakış açısı ile gerçekten güzel olanların da hakkını teslim etmemiz gerekir diye düşünüyorum. (her bahar binlerce birine benzeyen gülüb açması gül'ün kendisinin güzel olmadığı manasına gelmez.)
----
site sahibi açısından bakıldığında ise mesele:
-@punisher ve @cgencer'in gayet güzel örneklediği şekilde-
Çok sayıda kişinin üzerinde görebileceğiniz Mahmut paşadan (blogger,jomla, wp vs.), daha az kişinin üzerinde göreceğiniz Sarar'dan (
template monster vb.) ya da Versage'nin sadece size özel hazırlayacağı (bu yazıyı okuyan özgün tasarımcılardan/tasarım şirketlerinden birin yaptığı
site) kıyafetlerden hangisini giymek istediğiniz. / bütçenizin hangisine imkan verdiği.