bakterilerin tabii ki hayvan hakkı yok; çünkü kendilerini geliştiren bir zekaya sahip değiller. aynı bitkiler gibi, onların hakkını da insanlar korumak (ya da yok etmek) durumunda...
cem şen'in bahsi geçen kitabı da pek bir severim; kendisiyle bir kere kısacık tanışmıştım. Gönül ister ki daha uzunca sohbet edebileyim böyle bir insanla. ne kitap yazar, ne de bir yerde ders verir olduğundan hakkında hiçbir şey bilmiyorum artık.
konuya dönersek, ya organik ya da kristallerin yeni yaz-boz tahtası olacağı zaten öngörülüyordu; organik alanda da nihayet bir adım atılmış olması umut verici. bunu ben olumlu bir gelişme olarak yorumluyorum; insn ırkının yok etme dürtüsü olmasa... ama bu sayede yapıalbilecekler çok farklı ufuklar açabilir önümüzde. doğaya mikrobik boyuttta grafitti yapabileceğiz, hahaha...
şaka bir yana, 100 sene sonra
veri kaydı nasıl olacak, çok merak etmekteyim. eminim ki organik bellek, çoğalan ve gelişen bir yapıyla birlikte çok ileri boyutlara taşıyabilir bizi, sibernetik kapıları daha da aralanabilir... ama biz görür müyüz, bilemem.