Sağolasın Dryope, konuya güzel katkıda bulunmuşsun, ellerine sağlık.
Şans konusunda ne yazık ki sana katılamayacağım, gerek turistik gerek iş nedenleri ile dünyanın 20'den fazla ülkesinde bulundum, tabii bunlar hep gelişmiş kabul edilen ülkelerdi, hiçbirinde bizde olduğu gibi tuhaflıklar görmedim. Bunların hiçbirinde kendi dilini doğru dürüst konuşamayan biri satıcı görmedim, hiçbirinde tahsilat makbuzu ile gider makbuzunun hangisinin resmi hangisinin gayriresmi şirkete özel olduğunu bilmeyen bir muhasebe müdürü görmedim, Şişli'den taksiye binip Maslak'a gideceğiz dediğim zaman orası nerede abi diyen bir taksi şöförü de görmedim. Yanlış anlamayın, inanılmaz bir vatanseverimdir, yazdığım gibi 25 - 50 YTL'lik
hosting'lere bile fatura kesip gönderecek kadar kanunlara kurallara bağlı kalırım. Ama ben kanunlara nizamlara bağlı kalarak çalışmaya gayret ederken, ne kanun ne kural hiçbir şeye bağlı kalmadan çalışan, faturanın ne olduğunu bilmeyen şirket sahipleri dünyalar kadar para kazanırsa isyan ederim. İşe aldığım elemanların aman SSK'ları gecikmesin diye kendi cebimde para yokken onların SSK'larını öderken, yüzlerce işçi çalıştıran fabrika sahibi hiçbirini SSK'lı yapmazsa yine isyan ederim, o fabrika sahibi istediği kadar vizyon, fırsatları değerlendirme kabiliyetine sahip olsun, benim gözümde beş paralık değeri yoktur. Diyeceksin ki o adam paraları götürüyor, sen de burada boşuna çeneni yoruyorsun, atı alan Üsküdar'ı geçmiş bile, kesinlikle haklısın, buna diyecek birşeyim yok. Ama dediğin gibi doğru vizyona sahip bir kamyon şöförü dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde büyük bir nakliyat firması sahibi olamaz, ancak Türkiye'de olur, bir de Afrika veya gariban Asya ülkelerinde olur. Ülkenin şartları böyle kardeşim, işine gelirse diyebilirsiniz, haklısınız da, ama bunun sonucunda işte ülkenin meclisi bile kafasına göre işler yapar, kanun nizam tanımadan kararlar almaya çalışır, ülke de böyle kaos içinde sürüklenir gider.
Ben kendimi biliyorum zaten, önceden yazdığım gibi elimde her türlü ehliyet, diploma varken kendi mesleğimi yapmadım, sokaktaki herkesin yapabileceği
hosting,
web tasarım, programlama gibi işlere merak sarıp kendime bu yolu seçtim, yani söylediğin gibi yanlış iş kolu seçiminde bulundum. Bu işi yapan arkadaşlar lütfen hemen kızmasın, ama gerek bu forumda gerek diğer forumlarda bu konular sürekli konuşuluyor, herkes piyasadan şartlardan ücretlerin düşmesinden söz ediyor, özellikle Zoque'de dernek kurma konusunda bunlar uzun uzun konuşuldu, hiçbir şarta ehliyete diplomaya bakılmadan yapılan her işin sonu bu şekilde olur. Bilgisayarcılık bu sayede öldü,
web işleri de ölmeye doğru gidiyor. Millet açlıktan ölsün mü, herkes bir şekilde para kazanmaya çalışıyor işte derseniz haklısınız derim, tabii ki kimse açlıktan ölmesin, keşke herkes çok paralar kazanıp ülkece refah içinde yaşasak. Ama her önüne gelen
bilgisayar şirketi açarsa, gerek bu küçük şirketler gerekse sektörün büyükleri aman ne güzel satıyoruz işte böyle kalsın derlerse, hiçbir şekilde dernek, konsey, vs. gibi bir örgütlenme içine girmezlerse (hiçbir iş yapmayan, sadece kendi içindeki çekişmeler ile uğraşan Türkiye Bilişim Derneği "ki üyesiyim" ve Türkiye Bilişim Vakfı'nı saymıyorum bile), kendi şartlarını kendileri oluşturmazlarsa sonunda
bilgisayar sektörü bu hale gelir. Yani uzun lafın kısası "atı alan Üsküdar'ı geçti", "iş bilenin kılıç kuşananın" gibi laflarımız kısa vadede doğrudur, ama dönüp dolaşıp sonunda o Üsküdar'ı geçenleri de kılıç kuşananları da kötü şekilde etkiler.
Ama
internet internetten satılır lafın çok ama çok doğru, bunu yapamadım, hep butik olarak kalmaya çalıştım ama olmadı, dediğin gibi bu şekilde büyümek veya para kazanmak mümkün değil, nasıl alış
veriş merkezleri süpermarketler butikleri yuttu, bizde de aynısı gerçekleşiyor. Ama birşeyi yanlış anlamışsın veya ben anlatamadım; büyüklerin küçükleri yuttuğuna hiçbir şekilde isyan etmiyorum, zaten bu işin dünyada böyle olduğunu defalarca yazdım, piyasada kalmanın veya başarılı olmanın tek şartının yeni dünya kuralları gereğince büyümek olduğunu herkes biliyor, bu amaçla özellikle bu forumda dernek konusunda uzun uzun yazdım, hadi dedim derneği bir şekilde hayata geçirelim, yalan yanlış da olsa başlamış oluruz, hatta hadi dedim birleşelim, toplanıp konuşalım, benim 300 müşterim öbürünün 200 müşterisi diğerinin 500 müşterisi derken bir anda 5.000 - 10.000
hosting müşterisi olan,
internet'te verilebilecek tüm hizmetleri verebilen bir büyük firma haline gelelim, para masraf işlerini de ayarlamak çok kolay, sonuçta düz matematik ile herşey halledilir, ama ben böyle yazdığım an kimse "küçük imparatorluğu" nu bırakamadı, küçük olsun benim olsun mantığı ağır bastı, sonuçta da hala
freelance'ler şöyle, sektör niye böyle diye hiçbir yere varamayacak çözümsüz konular forumda konuşulmaya devam ediyor.
TürkTicaret konusu ise yeteri kadar konuşuldu, her ne kadar kötülesek de aferin onlara demekten başka yapacak bir şeyimiz yok, güçlerimizi birleştirmediğimiz sürece de bu forumun veya diğer forumların sayfaları bu şekilde yazılar ile dolacak taşacak ve hep aynı şeyleri konuşuyor olacağız.
Bu arada rica ederim, her şekilde akıl verebilirsin veya eleştirebilirsin, konuyu ben açtım, tabir yerinde ise kaşındım

, konunun gelişimini de zevkle takip ediyorum, akıl akıldan üstündür, görüşlerine katılırım veya katılmam, ama her yazıdan bir şeyler öğrenildiği kesin.