Pazarlama ve Windows örneklerini birleştirirsek;
Microsoft'un yazdığı ve sıfır hata ile çalışan bir
program hiç olmadı, ama buna rağmen
Microsoft'un ve ortaklarının maddi durumu ortada, demek ki ürünleriniz kusursuz olmasa da iyi pazarlama ile iyi iş yapılabiliyormuş.
kuduk'un açtığı konunun özeti ise; deveye boynun eğri demişler, nerem doğru ki demiş. Bizdeki durumda aynen öyle, memleketimizde ne doğru işliyor ki iş yapmak doğru olsun, resmen doğru iş yapan dokuz köyden kovuluyor. Çünkü işin iki tarafı, yani alıcı da satıcı da hem ahlaken, hem etik olarak çok kötü durumdalar, veya ahlak, dürüstlük, vs. gibi zaten herkesde olması gereken değerler para için sürekli olarak bozuluyor, bozuyorlar, bozuluyoruz. kuduk'un dediği gibi amaç sadece para kazanmak olmuş, tabii ki dünyanın kuralı bu, artık herşey para üzerine, ama para için ahlaksızlık, üçkağıtçılık, sahtekarlık gibi yöntemler kullanılırsa, üstelik bu yöntemler ile iş yapanların para kazandığı da görülürse herkes bir zaman sonra demek böyle yapmak gerekiyormuş deyip ahlakı, etiği, dürüstlüğü hemen bir kenara koyabiliyor. Dediğim gibi olayı hep iki taraflı düşünmek lazım, yurtdışından ucuz fiyata reseller alıp satmayı herkes kör topal becerebilir, ama ondan hizmet alan müşterinin hiç mi kusuru yok, müşteri ucuz olsun da nasıl olursa olsun diye balıklama atlarsa, sonuçlarına da katlanacaktır. Kendini sağlama bağlamak için on tane yöntem bulan müşteri, kendisi
domain,
hosting alırken karşı tarafa siz kimsiniz, şirketmisiniz, kaç zamandır çalışıyorsunuz, fatura kesecekmisiniz, sözleşme yapacağız değil mi gibi iş yapmanın en başlangıç sorularını sormazsa, er veya geç aman e-
mail'lerim çalışmıyor,
domain'imi bana vermiyorlar diye feryada başlayacaktır. Tabii peşinden size geldiği zaman size de ilk önce bakalım nasıl kazıklamaya çalışacak gözü ile bakacaktır. Aynı şekilde
web sitesi yaptırırken siz daha önce ne işler yaptınız, referanslarınızı göreyim, hatta o referanslarınızdan bir kaçını arayayım diye sormayıp, bak çocuk 150 Dolar'a ne güzel
site yapıyormuş diye mal bulmuş magribi gibi atlarsa, sonuçta tasarım piyasası da bu hale gelir. Ben senden bir tane mouse alayım, kaç para, 5 dolar, tamam alayım, ama fatura kesme diyen müşteriler yüzünden bilgisayarcılığı bıraktım.
Bu örnekler sürer gider, ama konunun özeti olarak ben sadece
hosting, tasarım, vs. konularında değil, tüm konularda memleketçe çürümeye başladığımızı görüyorum, gidişimiz hiç iyi değil. Birşey olmaz, koca memlekete ne olacak demek maalesef çözüm değil, o koca memleketin başkalarının kapılarında nasıl süründüğünü ve süründürüldüğünü görüyoruz, bunun yansıması tabii ki az çok hepimizi etkiliyor, ileride daha da fazla etkileyecek, sonumuz hayrolsun demekten başka çaremiz yok.