View Single Post
Sponsorlu Bağlantılar
Zoque.Forum
Advertisement
Old 12.03.2008   #10 (permalink)
kuduk
 
Üyelik Tarihi: 28.04.2007
Yer: Ankara
Mesaj: 273
Re: Çin Halk Cumhuriyet'inde hayat

1. Giriş
Bir tercih aşamasına geldiğimde önce kendimi sınarım. Söyleyeceklerim öncelikle sana kendini tanıman doğrultusunda yardım edecektir.
Performansıma bağlı bir tercih her şeyden önce cevre koşullarından çok bana bağlıdır. Doğru tercihi ancak kendi kabiliyetimi, kapasitemi doğru bilmem ile yapabilirim. Tümevarım dâhilinde ihtimalleri ele alalım:

2. Kıyaslama

2.1. bilgisayar Öğretmenliği: Tanımlanmış kurallar dâhilinde bir içeriğin karşı tarafa aktarılmasına dayanan, kariyer yapmanın mümkün olduğu basarînin iletişime dayandığı bir meslek.

2.1.1. Stres: Özel veya kamu sektöründe öğretmenlik nispeten müşterinizi aramadığınız bir sunumu gerektiriyor. Her ne kadar hizmet sektöründe de olsa müşteriniz -öğrenciniz - daima karşımızda hazırdır. Bu şu anlama geliyor eğer ki kariyerinizi sadece öğretmenlik (kitap, eğitim programları gibi diğer konulara girmez iseniz) dâhilinde sürdürecek iseniz, müşteri bulmak zorunda değilsiniz. Hizmet sektöründe müşteri temini -pazarlama - ciddi bir stres nedenidir.

2.1.2. Ödüllendirme: Çalışma hayatında isinizi iyi yaptığınızda ödüllendirilmeniz gerçek bir isteklendirme sağlar. Bu sizin işi severek ve sürdürülebilir bir şekilde yapmanızı mümkün kılar. Öğretmenlik verdiklerinizin karşılığını nispeten hemen görmediğiniz ancak dolaylı bir şekilde sağlayacağınız kazanç ile yansımalarını alabileceğiniz bir meslek.

2.1.3. Profesyonellik: sunmuş olduğunuz içerikten bağımsız olmak üzere öğretmek zaman ile geliştirilebilecek bir hüner. Her ne kadar kullandığınız eğitim araçları farklılık gösterse de insan -öğrenci- psikolojisi kolaylıkla değişim göstermeyeceği için zamanla tecrübe kazanabilirsiniz hatta bilimsel çalışmalarla bu tecrübenizi zaman içinde güzel unvanlarla destekleyebilirsiniz.

2.1.4. Genel Anlamda Açılımlar: Son 20 yılda dünya piyasalarında her türlü malın, her türlü hizmetin, her türlü üretimin son kullanıcı fiyatı düşüyor. Yani tüm ürünler ve hizmetler değer kaybediyor, bunun sadece 2 istisnası var: eğitim ve sağlık hizmetleri. Uzun dönemli değerlendirmeler bunun böyle devam edeceğini bildiriyorlar. Biliyoruz ki 2000li yılların başında çöken finans sektörü henüz kendini toplamıştır. Personel alımları henüz başladı. Bu o dönemlerde üniversitelerde eğitim alanların yaşlarının 35 olması ve halen işsiz olmaları veya eğitim aldıkları alanda çalışmamaları demektir. Bilişim sektöründeki sabun köpüğü patlaması ise çok büyük uluslararası şirketlerin 10 binlerce çalışanı çıkartması ile sonuçlanmıştır. Ucundan kıyısından ve köşesinden bu sektörün içinde yer almanız sizin en azından 10 yıl boyunca rahat bir şekilde hayatinizi sürdürebileceğiniz anlamına gelmektedir.

2.1.5. Özel Açılımlar:Maalesef bilgisayar öğretmeni sektörün en istenmeyen kişisi. Mühendisler son kullanıcının eğitim almayacağı uygulama yazılımları yazmaya çalışıyorlar. Ama çeşitli nedenlerden dolayı ülkemizde yaygın öğretimde halen böyle bir ihtiyaç var ve buna ait devlette kadrolar oluşturulmuş durumda. Eğer bu mesleği sürdürecekseniz orgun eğitim içinde yer almanız uzun vadede gereksiz bir pozisyonda kalmanız anlamına gelecektir. Yaygın eğitimin dışına çıkacak olur isek –ki bu bir zorunluluk- sektör sürekli değişmekte ve gelişmekte. Her 18 ayda bir bilgisayar gücü ikiye katlanırken aldığınız sertifikalar en fazla 3 yıl içinde geçerliliğini yitirmekte. Sertifika ve sistem yönetim hizmetlerinin sağlanmasına yönelik kurslar önem kazanmakta ve bu ihtiyaç logaritmik –bir yazılım başka yazılımı bilmeyi, bir metot başka metot hakkında bilgi sahibi olmayı gerektirmekte- olarak artmakta. Bilinen bir gerçek ki bu kursları alan kişiler eğitim verenin mühendis olmasına değil, eğitim vermekteki yetkinliğine değer vermekte. Eğer ki lisans derslerinizi masal babında takip etmediyseniz bu açıklık –avantaj- size ciddi bir fırsat sunmakta. Bu nedenle bu mesleğe devletin örgün eğitim kurumlarında değil özel eğitim kurumlarında başlamanızı ve profesyonelliğinizi bu yönde geliştirmenizi tavsiye ederim.

Özet ile bilgisayar öğretmenliği stressiz, kişisel tatminin zor oldugu, profesyonelliginizi uzun sure koruyabileceginiz, genel olarak uzun vadede risk barindirmayan, kurumsallasmis bir meslek.

2.2. Pazarlama
Olası itirazlara rağmen teklif edilen alternatif işin pazarlama dahilinde olduğunu düşünüyorum. Gerçi bazı kurumsallaşmış şirketlerde alım müdürü / kanal sorumlusu gibi pozisyonlar da var ama esasen sanırım uzmanlığınız / pozisyonunuz bu yöne yönelecektir.

2.2.1. Stres: Üretiminizi sizi veya en iyi ihtimal ile şirketiniz yapmıyor ise muhakkak satış baskısı altındasınızdır. Ülkemiz ekonomisi doygun, karalı ve tutarlı bir gidaşat her dönem yakalayamaktadır. Gidişat çoğu zaman siyasi ve politik rüzgarlara bağlıdır. Bu elbette perakendecilik de en alttaki bireye erişmek, onu anlamak ve ikna etmek demektir (piyasa adamı).

2.2.2. Ödüllendirme: Pazarlama sektörü sonuçlarını oldukça hızlı ve doğrudan hissedebileceğiniz bir meslek. Ancak Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki ihtiyaçlar için para sınırlı bir karşılama sunar. Bu nedenle çoğu zaman çok ulvi amaçlar ile değil materyalin bizzat kendisi ile yetinmeniz gerekebilir -çok kibar bir anlatım oldu-.

2.2.3. Profesyonellik: Başkaları tarafından pazarlama dehası olarak tanımlananlar dışında kimsenin pazarlama konusunda durağan uzmanlık kazanabileceğini düşünmüyorum. Dünyanın her hangi bir yerinde değişen koşullar bu gün bildiğiniz öğretileri yarın geçersiz hale getiriyor. Bu ise bildiklerinizi her an sınamanız ve mesleğiniz hakkında yeni şeyler öğrenmeniz demektir. Elbette önceden bildiğiniz bazı avantajları siz kullanamadığınız anda global piyasanın güçlü cambazları sizi ve 3 kuruşluk sermayenizi sabun edebilir.

2.2.4. Genel Anlamda Açılımlar: Uzun vadede pazarlama şirketlerinin nalları dikeceğini, uluslararası şirketler ile lojistik şirketlerinin satış kanallarını ele geçireceğini öngörüyorum. Bugün bile ebay’den birşey sipariş ederek getirtmek mümkün. Orta vadede ebay’dan alınan sipariş üzerine ham madde temin edilerek üretime geçilecek. Bu aradaki iş katmanlarının kaldırılması, verimlilik adına stok tutulmaması ve üretilecek ürünün kalitesinin müşteri tarafından ücretine mukabil belirlenmesi demektir. Dün Çin en ucuz (işçi aylığı 50 dolar) memleket iken, bugün Hindistan (işçi aylığı 30 dolar), birçok uluslar arası şirket ise yıllık 100 dolara çalışan işçilerle Afrika’da çalışmaya başladı bile. Yeni yatırımlar artık Afrika’ya yapılıyor. Bugün Çince öğrendiniz yarın hangi kabilenin diline vakıf olacaksınız.

2.2.5. Özel Açılımlar: Beklentilerinin ne olduğunu bilmiyorum ama Türkiye’de bir zamanlar her iş kolunda bu tür pazarlama şirketleri vardı. Fakat birçoğu elinde bulunan stokları zararına eritti. Pılıyı pırtıyı toplayıp yiyecek sektörüne döndü. Yerel de bazı piyasalar/kaynaklar ise tarikatlar, siyasi gruplar, menfaat birlikleri ve örgütler tarafından da tutulmuş durumda. Yani bu sektörlerde ülke kanallarını elinde bulunduranlar sadece hayır için veya kara para aklamak için veya toz ticaretini vergilendirmek için 0 kar veya zararına piyasaya mal sürebilmekteler. Bunların bu hareketlerini akılcılıkla açıklamak mümkün değil. Bunun yanında ise grey market her zaman için dikkate alınması gereken bir rekabet tarzı. Bir anlamda bugün piyasada varsınız yarın yoksunuz. Düşünün günümüzün bilgisayar toptancıları ürünleri web siteleri üzerinden tavsiye edilen satış fiyatından %10 aşağı satıyorlar. Satış fiyatı ise sadece toptancı teslim fiyatın %13 fazlası. Kalan %3’e taşıMacılık, pazarlama, kira, ödemeler, personel giderleri sermeyenin payı, vergiler dahil.

2.2.6. Bireysel riskleriniz: İş hayatında tecrübesi olanların da katılacağı gibi birçok şirket umutlar ile yükselir. Bu bildiğiniz anlamda belirli bir hedefe uygun hareket etmek değildir. Esasen olay şudur: Sizde cevher olduğunu gören insan sarrafı kişinin, sizin 20-30 yaşlarınızda en değerli kaynağınız olan ümitlerinizi cüzi bir bedel karşılığı satın almasıdır. Ortaklık teklif eder. Size hayaller satar. Sabah akşam köle gibi çalışırsınız. Artık şirketin direğisinizdir ki, ya bir tekmede kovulursunuz ya da yerel asgari ücrete Afrika’nın en ipe sapa gelmez yerinden hizmete –ehli tarikat- yol alırsınız. Bakarsınız ki hayatınızın 10 yılını ve tüm emeklerinizi hiçe satmışsınız.

Özet ile pazarlama; riskli, stressiz, kişisel tatmini kolay, getirisi yüksek ve kısa zamanlı, uzmanlığı sınırlı, orta ve uzun vadede riskli bireysel başarının önem arz ettiği bir iş koludur.

3. Değerlendirme

Tercihinizde bir de önünüze serilen hayal dünyası var. Elbette Çince Dünya’nın 1/5’i ile konuşabileceğiniz anlamına geliyor. Peki yarın üretim Afrikaya kayınca birikiminiz ne olacak. Bu nedenle lisans eğitiminize değer vermeniz ve kıymetini bilmeniz gerektiğini düşünüyorum. Bu saatten sonra sadece Çince’ye güvenip pazarlama ile hayatınızı kazanacağınızı varsaymak ya yüksek bir şansı veya cebi dolu bir sermayederi veya hayal gücü yüksek bir yakını gerektirir.

Eşit şartlarda değerlendirecek olur isek pazarlama bireysel sınırlarınızı en üstte zorlayacağınız, getirisi kısa zaman aralığında yüksek hacimde olabilecek piyasa insanlarına uygun bir seçim, bilgisayar öğretmenliği ise sınırlı, süreklilik ve sürdürülebilirlik imkânı sunan bir meslek. Şahsi niteliklerinizi bu bakış açısı ile değerlendirmeniz yerinde olacaktır.

Fakat burada şunu diyebilirsiniz, peki hangisi çok kazandırır? Esasen elinizde sermeyeniz yok, eğitiminiz eşdeğer ise, işin kompetanı ve bu işe yönelik doğuştan niteliklere sahip iseniz özel sektörde her meslek nerede ise orta vadede aynı kazanç bandında size geri dönüş sunar. Serbest pazarda uygun nitelikte iseniz; bugün Türk demir cevherini Çinlilere grostonla da satabilirsiniz veya Kanada’da Microsoft ürünlerinin eğitimini de verebiliyor olabilirsiniz.

Velhasıl;
1. Nihayetinde her halükarda eğitiminizi muhakkak tamamlamanız en doğrusudur.
2.Takibinde ise
2.1. cesaretinizi ve piyasa (piyasa adami kelimesinin anlamini muhakkak sorgulayin ve bu konuda yeterli bilgiyi edindiğinizden emin olun) kabiliyetinizi (aldığınız kurs/kurslardan bahsetmiyorum) Çin’de deneyebilir veya
2.2. sabrınız ve sağduyunuz ile İstanbul’da özel bir eğitim kurumunda kariyerinize başlayabilirsiniz.
3. Ama asla kpss’yi ve devlet kapısını şans olarak görmemek gerekli. Sınırlı sabit ücret (açlık sınırının hemen üstünde bir kazanç) ve devlet memurluğu (monotonluk) hayatınız ve çevrenizdekiler için (yarın evleneceksin çoluk çocuğa karışacaksın) ciddi bir sınavdır.
kuduk şu an çevrimdışı   Mesajdan alıntı yaparak yeni bir cevap ekleyin