Gün geliyor, "okul yılları" bitiyor. Üniversite de bitiyor! Peki o zaman nasıl bir hayat başlıyor? Üniversite mezuniyetinden bir iki yıl sonra....
Eve geldiğinizde komşular kapılarını hafif aralayıp, "orada yine ne dönüyor" diye yoklamıyor.
Evdeki saksı bitkileri ( hani bir hafta sonra kuruyanlar ) gayet güzel yaşıyor.
Tek kişilik yatağı iki kişi paylaşma fikri çok saçma geliyor.
Buzdolabında yemek oluyor.
Kendi kredi kartınızı kendiniz ödüyorsunuz.
Arkadaşlarınızın durumu "hala çıkıyorlar mı" diye değil, "evli mi" "boşandı mı" diye soruluyor.
Lise talebelerinden "çocuklar" diye bahsetmeye başlıyorsunuz.
Otomobil için izin devri kapanmış oluyor, bir otomobile el koyuyorsunuz.
Haberler ilginizi çekmeye başlıyor.
Çoluk çocuğun gitmediği bir restoranda, biraz daha pahalı ama rahat yemek yeme isteği gibi bir duygu gelişiyor.
"İmtihanı kaçırdım" rüyaları görüp uyanınca, üniversiteden mezun olduğunuzu hatırlayıp gülümseyerek yatağa gömülüyorsunuz.
Hangi köfteci kaçta kapatıyordu gibi özel bilgiler beyninizden siliniyor.
Telefon hattında beklerken bir zamanlar pek sevdiğiniz bir şarkıya rastlayabiliyorsunuz.
"Yanına bir şemsiye al" denildiğinde duymamazlıktan gelmiyorsunuz.
Yılda 100 gün tatil olacağına 15 gün tatil oluyor.
Eskiden yattığınız saatte şimdi kalkıyor oluyorsunuz.
Şimdiki arkadaşlarınızı bir daha sadece aranızdan biri evlendiğinde
görüyorsunuz.
Metabolizma salata yediğinizde kilo alacak kadar yavaşlıyor.
bilgisayarı iş için kullanmaya başlıyorsunuz.Bir de....
Televizyondan tenis seyretmenin aslında çok saçma olmadığını anlıyorsunuz ama onun için sadece üniversite bitirmek yetmiyor, bir de evlenmek gerekiyor............