film gerçekten çok güzeldi. aslıında tam olarak the end olmadı. matrix devam ediyor ve ileride tekrar yeni the one'lar olmaya devam edecek.
revulations ne matrix'in, ne makinelerin nede insanların sonu oldu. filmdeki tek son smith'in sonu. aslında filmde smith'in çok önemli bir rolü var. filmin geneline baktığımızda önemsiz gibi gözüksede bu 3'lemede makinelerden bile daha önplana çıktığı söylenebilir.
peki ya gerçek insan olarak bildiğimiz zion halkına ne oldu? değişen birşey var mı onlar için. hayır yok.. yine aynı sefalet içinde yaşamaya devam edicekler, aynı zamanda zion ağır hasar aldı (şuna kısaca tarihi kalıntı oldu diyelim). bana göre kazançlı taraf makineler oldu ve yine aynı sonuç başgösterdi. neo sol kapıyı seçti ama birşeyi değiştiremedi. mimar'ın kahin'e dediği gibi kahin tehlikeli bir oyun oynadı. neo diğer the one'lardan farklı bir seçim yaptı (belkide kahin'in verdiği yiyecekler yüzünden upgrade olarak), ama sonuç değişmedi.
filmin en çarpıcı göndermesi bence makineleri yenmek için yine makine kullanan insanoğlu oldu. ayrıca yine bir yeni öğrendiğimiz şey programlarında "sevgi" kavramı olduğuydu.
film hakkında konuşulacak şey elbetteki çok fazla. felsefe taşıyan bir filmin tamamen somut bir şekilde sona ermesi zaten beklenemezdi. bence bu şekilde bitmesi en güzeliydi. film bitiminde biraz hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. ben biraz karamsal bir hale bürünmüştüm.. ancak üzerinde düşünüldükçe bundan iyi olamayacağını anlayabiliyoruz.
ancak filmde tartışılacak şeyler bitmedi tabii ki, hatta daha da fazla arttı. örneğin smith'in zion'da kendini gerçek bir insana yüklemesi gibi. ben halen zion'un gerçek dünya olduğuna inanmıyorum. bunun içinde pekçok kanıt var.. ama bunun hakkında filmde bir açıklık getirilmiyor. belkide bunu açıklığa kavuşturmamak ve bizi düşünmeye itmek onlar için en iyisiydi.
en son olarak wachowski kardeşlerden kalın bir kitap bekliyorum