|
hafıza eğitimi demişken, bir kitap okumuştum; eleman gemisi batıyor, adaya düşüyor, sadece bir satranç kitabı kalıyor yanında. satranç oynamayı öğreniyor önce ama taşlar yok. o da zihninde bir satranç taşları ve tahta düşünüyor ve başlıyor zihninde satranç oynamaya. bir süre sonra kendi kendiyle oynaya oynaya kafayı yiyiyor filan. hatırladıysam bu geldi aklıma işte. kel alaka diyebilirsiniz...
__________________
"oturduğum mahallenin yolları çamurluydu, boyalı ayakkabı giysem bile, o yollardan geçtikten sonra çamurlanmamaları mümkün değildi. hayatım da böyle." yılmaz güney
http://www.sipidik.com
|