View Single Post
Sponsorlu Bağlantılar
Zoque.Forum
Advertisement
Old 13.01.2004   #99 (permalink)
heady
 
heady's Avatar
 
Üyelik Tarihi: 24.09.2002
Yer: İstanbul
Yaş: 41
Mesaj: 1,382
Re: Freelance Fiyatlandırma nasıl olmalı ?

Alıntı:
(@enemy'nin üstteki mesajı içinde)

@tasarcik:

Çoğunuz yaşınız itibariyle bu ülkede çok şanssız zamanlara rastgeldiniz ama ben bu memleketin güzel şeyler de yapabildiği zamanları hatırlayan bir kuşaktan geliyorum ve bunun olabileceğine inanıyorum...

Bahsettigin devirler 97-99 arasi ise, o devirler ise gore cok yuksek fiyatlarin dondugu ve, kalitenin yerlerde surundugu devirlerin basinda geliyor. 93 yilinda yasallasip, 94 yilinda (o zamanin rahatligiyla) rahat bicimde kullanilan bir Turk internetinin 3 sene sonra tam anlamiyla kalifiye isler cikarabiliyor olmasini iddia etmek, hayalcilik olur.
@enemy, bu ülkede başka güzel şeyler de yapılıyordu. İnsanlar en azından bu derce kıl, paranoyak, bencil, vurdumduymaz değildi. Belirli bir konu üzerinde konuşurken bile fikirleri, düşünceleri hayata yaymayı becerebildiğimiz zaman gözümüz daha geniş bir perspektif algılayacaktır. Aksi taktirde detaylarda boğuluruz.

Kendinizi rahat bırakın Konunun özü hayatın kendisinde saklı zaten: Paylaşım. Önemli olan insanların bu yaklaşımı dürüstçe benimseyip benimsemeyecekleri. Her sistemde arıza olur. Yanlışlar yapılmazsa doğruları öğrenemeyiz. Sadece konuşarak da çözüme ulaşamayız. "Tamam yardımlaşıp, paylaşalım" diyip de herkes yine bildiğini okur yerinde oturursa başlanması umut edilen noktaya bile varılması hayal olur. Faaliyet alanımız eskisi gibi sadece Türkiye değil. Aynı sorun Türkiye dışında da var, yoksa daha önce bahsi geçen Türkiye dışındaki bu üzerinde yazışmaya çalıştığımız oluşumlar olmazdı değil mi? O yüzden "Türkiye gerçeği" gibi içinde bulunduğumuz kendi gerçeğimizde sıkışıp kalmayalım.

Ben az kazanmayı göze alarak 500 doların altında hiç bir işi kabul etmiyorum; referanssız bana gelen işleri almıyorum (bu benim seçimim); Bu rakam faturadaki rakam değil... üzerine kurumlar/gelirvergisini ekleyerek +KDV fiyatı veriyorum (çünkü ben tasarımdan 500dolar almayı hedeflemişim); iyi iş yaptığım değil müşteri beğenene kadar uğraşacağım garantisini veriyorum (müşteri beğenmezse gider -bu da diğer kişisel seçimim); referans sistemimin bir amacı pazarlık mekanizmasını yok etmekti ve yok oldu. Tuzum kuru falan değil, bu işe başlamadan önce 3 kriz üstüste geçirdim... ve ciddi bir para kaybettim. Zemini de gördüm, bulutu da. Aynı zamanda seçimlerimin geleceği oluşturduğunu da gördüm. Üçkağıtçı tipleri, emeğin üzerine yatmak isteyen aklıevveleri, emek üzerine pazarlık etmeyi mal alırken pazarlık etmekle aynı kefeye koyanları gördüm. Pazarlık payı bırakıp fiyatı kendi istediğim fiyata düşürüp müşterinin kendini iyi hissetmesini sağlayabilirdim. Yapmadım. Önemli olan benim kendimi iyi hissetmemdi, yoksa müşteriyi memnun etme sorunum başgösterebiliyordu. Ben süpper bir tasarımcı değilim ama yaptıklarımı beğenenler var; iyi yaptığım için değil, ufak hesaplar yapmadığım için. Madalya falan istemiyorum: tek istediğim insanlarla işin yanında iyi ilişkiler kurmak. Benim anahtarım da budur. Bu işi yapmaya karar verdiğimde arkadaşlarıma haber verdim "ben artık tasarım işi yapıyorum aklınızda bulunsun diye"... sırf portföy olabilsin diye bedava site yapma olayını göze aldım. Bu sıralarda bir sohbet ortamında o arkadaşlarımdan biri "bizim şirketin (genel müdürü olduğu şirketin) web sitesini sen yap o zaman" dedi (bedava)... sevindim. Ardından ekledi: "mail adresime referanslarını gönderebilir misin?"... Bir daha da ona konuyu açmadım ama kendime bir söz verdim bir gün mutlaka benden ikinci defa iş isteme şanssızlığına uğrayacaklar olacak, o zaman onlara yine aynı güvenceyi (beğenene kadar olayı) fakat olması gereken fiyatı söyleyecektim. Ve oldu. 2 yıl sonra aynı kişi bana "işler nasıl gidiyor" geyiğini sorduğunda sadece ve sadece bir referansımı söylemem bana 2 şirketin işini birden vermesine yetti. Bu sefer fiyat ve ödeme farklıydı (standart bir tanıtım sitesinden bahsediyorum). Sesini bile çıkarmadı. Bahsettiğim referansı ben tırmalayarak elde etmedim. Bana, sadece bir tane banner tasarımımı görünce tasarım teklifi getirdiler. Bu da Garanti Bankası'dır (öyle çok önemli bir şey yapmıyorum ama teklif etmeleri bana yeter, ben daha 2 yıllığım). Süper bir tasarımcı değilim ama şu anda yaptığım şeyi seviyorum. Beni aşan proje olduğunda sevdiğim, güvendiğim, arkamdan iş çevirmeyeceklerini bildiğim arkadaşlarım var, onlarla paylaşıyorum. Beraber kazanıyoruz. Zaten projede onlardan biri oluyorsa işin değeri artıyor. İlk başta yüksek fiyatlar çekemeyeceğimiz için dürüstçe şuna karar verdik: bir süre projede kaç kişi olursa olsun kazançta eşit bölüşüm yapacağız. İşler böyle böyle büyür. Zamanı geldiğinde bu durum herkesin lehine değişecek. Büyük paraları tek başınıza kazanamazsınız... 1+1=2 ...

İnsanın güvenebileceği, paylaşabileceği iş arkadaşlarının olması güzeldir; ve imkansız değil. Para hırsı olandan ne kendisine ne de çevresine hayır gelmez. Şu anda bu alanda Türkiye'de gözlemlediğim şu: "Deveye sormuşlar neden boynun eğri diye, nerem doğru ki demiş"... biz bunu şununla değiştirebiliriz: "Kurda sormuşlar neden ensen kalın? Kendi işimi kendim yaparım demiş"... Oturup konuşmanın yanında harekete geçmeyip eğri boyunlu, dayanıklı, kinci bir deve sürüsü mü yoksa ensesi kalın, işini görmek için harekete geçmiş, çok iyi saldırı stratejisi yapan bir kurt sürüsü mü olmak istiyoruz? Cevabı bizim elimizde. Ben bu tür bir oluşumu zaten başlatmış durumdayım... hızlı gitmeyecek ama sonunda olacak! Burada niye olmasın??? Bana geçerli bir sebep gösteren olursa derhal sesimi keseceğim. Bahane değil sebepler yönlendirmeli bizi.
__________________
.: Dilinizden UTANMAYIN :. {"Tema"mı çalabilirsin ama ruhumu ASLA!}

Mesaj heady tarafından 13.01.2004 (10:55) yeniden düzenlendi.
heady şu an çevrimdışı   Mesajdan alıntı yaparak yeni bir cevap ekleyin