|
|
#31 (permalink) |
|
Üyelik Tarihi: 02.08.2001
Yer: istanbul
Yaş: 38
Mesaj: 1,547
|
Re: levitated in mmistanbul???
yaptığım kitap önerisi, konuyla (alıntılama, yeniden dönüştürme) meseleleriyle bağlantılı olduğundan ilgilenen birileri varsa biraz daha araştırma yapabilmesi için verilmiş örnekleridir. asla kimseye ben bunları şunları okudum, sen bunları okumadın tarzından bir hava atma durumu değildir. haliyle birşeyin okunup okunmadığı da bilinemez, bu yüzden söylenir, okuyan anlar, okumayan da merak edip ilgileniyorsa gider okur. Kısaca örnekleri de açmak gerekirse -ki gerektiğini düşünüyorum artık: John Berger, görüntü estetiğinde postmodernizm ile başlayan görüntünün, görüntüye ait kodların (yerleştirme, dengeler, tasvir edilen durumlar) günümüzden yeniden anlamlandırılıp reklam alanında kullanılmasından bahseder. Yeniden anlamlandırma, konumlandırma, Bu bir Pipo Değildir'de de belirginleşir. Amaçdışı kullanım, konum kaydırma zaten postmodernizmin ortaya attığı yeniden kullanımının bir uzantısıdır. Postmodernizm, uygun şartlarda bir eserin tekrar kullanımının dönüştürüldükten sonra etik olarak yanlış olmayacağını söyler. Nedir bu dönüştürme işlemi? Özümseyip yeni bir değer üretmek... Yeniden var etmek için 'copy' + 'paste'in bir adım ötesi olduğunu kabul etmek... Baudrillard da zaten kopya ile gerçeğin ayrımı ve kopyanın gerçek olamayışı üzerine döktürmüş... Nicolas Bourriaud ise alıp henüz vakit ayıramadığım, ama Paris'teki multimedya'ya önemli bir ağırlık veren müze/galerinin direktörü ve alanımız multimedya çok alakalı olan birisi aynı zamanda. Bu yüzden dijital üretimin, prodüksiyonun felsefik altyapısını merak edenler için önemli bir kitap bence de. Farkında olmayabilirsiniz, ben meseleyi kapattım. Zira amacım gerilimli bir tartışma doğurarak insanları suçlamak değil, sorguladığım bir olay ışığında genel bir sorgu ve düşünce paylaşımına gitmek, bu tür meseleleri tartışarak farklı bakış açılarını görmekti. Aslında amacına da ulaştım diyebilirim. Yine de kimseye doğrudan bir sataşma yapılmamasını dilerdim. isteyen istediğini kullanıyor zaten, buna ne benim, ne de başka birinin müdahalesi mümkün değil. sadece madem güzel sanatlar ile ilgiliyiz, multimedya yapıyoruz, bu olayın felsefik yönlerini de pek göz ardı etmeyelim derim. sonuçta şu anda belki türkiye'de bunun felsefesini yapabilecek bir insan olmayabilir belki. ama yurtdışında bir multimedya tasarımcısı bunları az-çok bilir, sorulduğunda 'hööö, sen ne diyon hele gurban' demez. nasıl sanat eğitiminde bunlara değiniliyorsa, multimedya eğitiminde de bu gibi meseleler, eğitilmesi gereken, üzerinde durulması gereken konular (bence). belki birincil olarak bir yarar sağlamaz, ama alanımıza biraz daha hassasiyetle yaqklaşmamızı (ve belki de karşılaştığımız olaylar karşısında biraz daha saçlarımızı yolmamızı) sağlar.
|
|
|
|
| Sponsorlu Bağlantılar | |
|
Zoque.Forum
Reklam
|
|
Zoque'a hoşgeldiniz!