Zoque.Forum
Dirsek Teması:
Geri Dön Zoque.Forum » Diğer Bölümler » Az Ama Öz » Türkiye'de Eğitim Sistemi


Yanıt
 
LinkBack Seçenekler
Old 19.09.2000   #1 (permalink)
 
Üyelik Tarihi: 01.08.2000
Yer: Istanbul/Türkiye
Yaş: 25
Mesaj: 360

Temel öğrenimini tamamlamış olan kişi artık çocuk değildir. Geleceğini belirleyebilmek, hayatını nasıl kuracağına karar vermek için önemli sorumluluklar almaya başlamıştır. Bu aşamaya gelmiş bir gencin amacı, kendi istekleri ve yetenekleri doğrultusunda çalışarak hayalindeki mesleğe sahip olmak ve bu meslekte gelişmektir. Bu durumda eğitim sistemlerinin amacı ise gençleri yetiştirmek, onları hayata hazırlamak ve gelecekte yaşayacakları zorlukları en aza indirmek olmalıdır.

Türkiye için bu konuyu biraz açalım. İlkokulu bitirdiniz ve temel kavramları öğrendiniz. Artık bakkal amca ile kolayca anlaşabilir, gözleri görmeyen birine bir metni okuyarak yardımcı olabilirsiniz. Zaten üniversiteye kadar olan süre içinde bunlardan daha yararlı bilgiler almayacaksınız.

Ortaokula geldiniz ve artık hayatta herşeyin bakkal amcayla anlaşmak veya gözleri görmeyen birine bir metni okuyarak yardım etmek olmadığını biliyorsunuz. Düşünün artık 'koca adam' oldunuz. İngilizce öğreniyor, fen derslerine ağırlık veriyor, matematik ile ilgili karmaşık problemler çözüyorsunuz. Günlük uğraşlarınız ve ilgi duyduğunuz şeylere göre mesleğiniz kafanızda ufak ufak belirmeye başlıyor.

Ve ortaokulu da bitirdiniz. Sırada lise var. Artık hiçbirşeyin şakaya gelmeyeceğini biliyorsunuz. Çünkü hayatınızı belirleyecek 2-3 saatlik bir yarışma sizi bekliyor haince sırıtarak. Ona "Ne gülüyorsun?" demeye kalkarsanız sizi bir çırpıda yutacak. Deliler gibi çalışmak zorundasınız. Peki bu çalışmanın amacı ne? İstediğiniz mesleğe sahip olmak değil mi? Evet... Peki ne olmak istiyorsunuz?

- Doktor olmak istiyorum...
- Büyük özveri... Peki hangi dersleri görüyorsun?
- Edebi metinler, analitik geometri...
- Peki bunlar senin işine yarayacak mı?
- ...

- Ben sanatçı olmak istiyorum...
- Ne kadar güzel, ne sanatçısı?
- grafik sanatçısı...
- Peki hangi dersleri okuyorsun?
- Kimya, fizik, geometri, ülkeler coğrafyası...
- Neden?
- ...

Öğrenci, lisede bölüm seçme zamanı geldiğinde listelere bakıyor. "Acaba ne olsam?" diye düşünüyor. O kadar komik bir sistem ki, öğrencinin hedefini o güne kadar belirlemiş olması çok zor. Çünkü istediği meslek bir o bölümde, bir bu bölümde! Evet mesleğini belirleyen bir azınlık da yok değil. Örneğin içinden sanat geliyorsa, bu içgüdü başka birşey yapmana olanak vermez zaten... Peki ya diğerleri? Meslek seçimi bu kadar mantıksız bir temele dayandırılabilir mi? Evet, bölüm seçme zamanın geldi ve bakıyorsun bölümlere... Fen - Matematik, Türkçe - Matematik, Türkçe - Sosyal ve Dil.

"Ben içmimar olmak istiyorum" diyor öğrenci. Gitmek istediği üniversite de belli. Fakat bu öğrenci Fen - Matematik bölümü seçmek zorunda! Çünkü iyi bir içmimar, özellikle kimyayı ve biyolojiyi çok iyi bilmeli. (!) Amip nedir bilmeyen, hücre bölünmesinden bihaber olan kişi nasıl içmimar olabilir?! Herneyse bu öğrencinin hedefini elinden alıyor ve var gücüyle uzaklara fırlatıyor sistem... Başlıyor öğrenci kendine 'başka meslek' aramaya... İşte hayatı boyunca hiçbir zaman tam anlamıyla verimli olamayacağı işine karar vermek üzere! Evet başardınız! O da başka bir bölüm seçti, o da düzene ayak uydurmak zorunda kaldı ve o da sizin istediğiniz gibi 'koyun' oldu.

Bırakın üniversiteye giriş sistemini, kitapların içeriğine bir bakın. Müfredatı bir gözden geçirin. Hala 'kaldıraçların' işlendiğini göreceksiniz. Bilgi çağında, internet çağında hala kaldıraçlardan söz ediliyor olması tuhaf değil mi? "Çalışma prensibini anlatıyoruz" derdi öğretmenler yıllar önce. Ama artık onlar da anlam veremiyorlar. "Bize bunu verdiler, bunu okutuyoruz" diyorlar.

Lisede en ağır derslerden biri edebiyat. Okuyorsun, ezberliyorsun fakat üniversite sınavında sana hiçbir getirisi olmuyor! Çünkü sınavda edebiyat sorusu 'yok'. Edebiyat dersi verilmesi çok güzel birşey. Tarih de öyle, coğrafya da... Fakat bunlar genel kültür adı altında verilmeli. Bizim genel kültürümüzü geliştirecek halimiz var mı böyle bir sistemde? Sanatçı olmak için bile atom fiziği okuttukları bir ortamda genel kültürünü arttırmak için kim tarih okumaya tahammül edebilir, kim edebiyattan zevk alabilir? Edebiyat gibi mükemmel bir sanattan bile nasıl soğutabilirler öğrencileri?

İlkokuldan lise son sınıfa kadar 12-13 sene Türkçe dersi okutuluyor, ülkenin yarısı bağlaç kullanımından habersiz! Bir öğrenciye dersi sevdirirsen, bağlaçları öğrenmesi için 12-13 sene değil 15 dakika ayırman yeterli olacaktır.

Herşey zamanla daha kötüye gidiyor. "Kötü" diye eleştirdiğimiz sistemin arkasından daha kötüsü geliyor. Artık birileri buna dur demeli. Toplumun başarısı ve zekası eğitimin kalitesiyle doğru orantılıdır. Eğitimin kalitesi düştükçe toplum, hayatın her alanında başarısız olmaya mahkumdur.

Sevgilerimle...
Ozan şu an çevrimdışı  
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl'e kaydet! http://reddit.com/submit?url=%url%&title=%title%Wong'e kaydet!Yahoo'ya kaydet!Google'a kaydet!MSN'e kaydet!Facebook'e kaydet!
Mesajdan alıntı yaparak yeni bir cevap ekleyin
Old 19.09.2000   #2 (permalink)
 
Üyelik Tarihi: 02.07.2000
Yer: Istanbul
Yaş: 27
Mesaj: 1,022
tebrikler, sanırım komposizyon sınavından mükemmel bir not alırsın bu yazıyla, tabi okuldan atılmayı saymazsak

şaka bir yana, türkiye'deki eğitim sistemi başlığı altında sorunlardan sadece birisini yazmışsın.

ama öyle birşey var ki benim öğrenci olduğum yıllarda inanların nasıl sınıf geçeceği müdür yardımcıları tarafından elinde kağıtla sınıflarda okutulurdu ama okulun bitmesine 2-3 ay kala...

yaa,


hocalara sorardık, onlar da bilmezdi, ne olacak onların da bizden farkı yoktu. söyleneni yapıyordu.

son 5 yıldır 4 adet sistem değiştirdi türk eğitimi.

en fecisi kredili (dönemim kredizedelerine selamlar) idi ve hiçkimse birşey anlamadı. üç yıl okudu, mezun oldu iş güç sahibi oldu hatta evlendi ama hala kredilinin mantığını anlayamadı biz öğrenciler.

yaa,

bilmiyorum, allah yardımcısı olsun velilerin, öğrencilerin, öğretmenlerin...



------------------
--
LeventBali
1kB.org
BedavA.com
tuRkmasteRs.org
aziL şu an çevrimiçi  
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl'e kaydet! http://reddit.com/submit?url=%url%&title=%title%Wong'e kaydet!Yahoo'ya kaydet!Google'a kaydet!MSN'e kaydet!Facebook'e kaydet!
Mesajdan alıntı yaparak yeni bir cevap ekleyin
Sponsorlu Bağlantılar
Zoque.Forum
Reklam
Yanıt

Etiketler

sistemi , egitim , turkiyede


 
Zoque'a hoşgeldiniz!
Zoque 27.02.1999 tarihinde yayın hayatına başlamış, paylaşıma dayalı bir oluşumdur. Tasarım, teknoloji, web, kültür ve sanat ana başlıkları altında bilgi paylaşımı ve benzer değerlere sahip katılımcıların birbirleriyle iletişime girmelerine imkan sağlar. "Az ama Öz" sloganından yola çıkarak, kaliteli ve nitelikli katılımı temel alır.

Saygın ve ciddi bir ortamda yardımlaşmak, haberleşmek, kendi bildiklerini diğer katılımcılarla paylaşmak isteyen, oluşumumuza düzenli katılımda bulunacağı inancını taşıyan konuklarımızı üye olmaya davet ediyoruz. [ » ]


Üye Girişi:

En popüler ilk 100 etiket
Tag Cloud
acil adsl ajax almak arama araniyor ariyorum ariyoruz asp bilen bilgi bilgisayar blog calisma canon css div domain dosya eleman film firefox flash font form forum fotograf freelance google gore grafik grafiker hakkinda hangi hata hatasi hosting html ilgili ilk image internet istanbul istiyorum java javascript karakter kayit kisisel kullanimi link logo mac mail menu microsoft muzik mysql nasil neden nedir online photoshop php problemi program programi reklam resim satilik sayfa script server ses sistemi site sitesi son soru sorun sorunsali sorunu sql swf tasarim tasarimci tasarimcisi tasarimi turk turkce veri video web windows wordpress xml yardim yazi yeni zoque
Zoque RSS Aboneliği
Son eklenen konuları e-posta ile haber verelim mi?

Forum Yazılımı: vBulletin® Version 3.7.4 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Arayüz/Skin "Güneş" © www.zoque.com / net. Copyright © 1999 - 2008
Forum Saati GMT +2. Şu anda saat: 17:12.