Zoque.Forum
»
[festivalden] İZO *miike *kan *gore *kılıç
|
| Sinema Sinema,TV ve sanatsal görüntü ile ilgili konulara bu bölümde yer verip tartışabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) |
|
Üyelik Tarihi: 22.02.2002
Yer: istanbul
Mesaj: 439
|
[festivalden] İZO *miike *kan *gore *kılıç
spoiler kırıntıları olabilir...
Festival sayesinde haberdar olduğumuz yine bir başka güzel film. Film hakkında hiç birşey bilmiyordum. Sadece şu başlığa yazdığım yıldızları içerdiği için seçmiştim. İşin güzel yanı hem onları buldum en sertinden, hem de çok ağır bir toplumsal eleştiri buldum ki zaten en önemli kısmı o filmin. Toplumsal eleştiri kısmını filmden çıkardığınız zaman geriye kalanlar herkesi tatmin etmeyecektir. Anca türü sevenler böyle onu bunu doğrayan kılıç darbelerini bile nimetten sayabilecektir. Ben iki öğe adına da çok memnun oldum. Yönetmenden izlediğim bu 3. film olmuş oldu (odishon, one missed call) ve yavaş yavaş miike tarzını anlamaya başlıyor gibiyim. ve bu yönetmen iyiki varmış diyebiliyorum şimdiden :) eleştiri süper. zaten film düz mantık olarak karmaşık olduğundan, yani tamamen sürrealist bir yapıya sahip olduğundan asıl önemli olan kısım alt metinleri oluyor ki onları görememek nasıl diyip böyle görmezden gelmeye eş değerdir benim gözümde. ruhun ispatının kin duygusu, var olmanın ispatının acı duymak olduğunu, doğmak ne kadar basitse ölmekte bir o kadar basittir düşüncesi çok güzel anlatıldı. bunun yanında zaten sürekli japonyanın mazisinden gerçek görüntüler, önemli olaylar, savaşlar, protestolar, kutlamalar gösterdiğinden bizzat japonya eleştirisi yapıyor ama nasıl olsa ülkeler kaderleri ve kederleri bakımından anarşi ve savaş adına hep birbirine benzediğinden bu kişisel japonya eleştirisini tüm dünyaya uyarlamak ayıp etmişlik olmaz bizim adımıza. en hoşuma giden yerlerden birisi de izo'nun öldürdüğü sayısız insandan bir tanesi olan zenci idi. özellikle zenci sahnesinde japonca altyazılı ingilizce konuşmaları ve zenciye (abd) "sen ölmüşsün, asıl sen git" demesi ve ardından zencinin "bana bir baksana ben ölmüş müyüm" diyerekten ayağa kalkması çok anlamlıydı. miike amcanın kulakları çınlasın en iştah kabartıcı ölümü de bu zenci amcaya ayırmış. Eleştiri kısmına devam etmek gerekirse misal izo'nun sevgilisini oynayan karakter izo'ya "biz bütünüz ve birbirimizin parçasıyız" demesi ve o kadının çeşitli yerlerde karşımıza çıkması (bilgisayar başında telefona bakan hanım gibi) ile filmin sonuna doğru izo ile konuşmaya çalışan insanların hepsinin de yüzüne tutulan ayna yansıması; resmen "aslında her insanın içinde biraz izo vardır, izo bizlerin birer parçasıdır" mesajını veriyor diye düşünüyorum. ve dünyadan bir türlü atılamayan izo düşüncesi (kin, nefret, düşünmeden öldürme) o kadar benimsenmiş ki siyasiler tarafından izo'ya özel dokunulmazlık belgesi bile sunuluyor :)) filmde işte almasını bilene böyle ağır eleştiriler var. ama bunun dışında da çoğu kişiyi rahatsız edicek derecede kan içeren ölüm sahneleri, kılıç ile biçilme,kıyılma sahneleri mevcut. hatta ben en son 20 ye kadar sayabildim sonra bıraktım saymayı ama en az bi 50 tane kişiyi biçmesini görüyoruz izo karakterinin. sinemada böyle eski yılların öğeleri gibi kılıç ve doğrama olaylarını görebilme şansına çok sevindim. tabi tüm bu karamsarlığın insanı sıkmaması için arada çılgın bir amcanın aşırı delice çaldığı gitar (ki adam telleri koparıyor gitarın o derece düşünün) eşliğinde söylediği ilginç şarkılar yüreğinize su serpiyor. ki şarkının sonunda sinemada herkes alkışladı kendisini. ayrıca unutmadan söyliyim filmin içinde Takeshi Kitano'yu süpriz konuk olarak görmek çok güzeldi. ![]() |
|
|
|
Zoque'a hoşgeldiniz!